Roma İmparatorluğu’nun “Çoban Sülü”sü: Trakyalı İmparator Maximinus Thrax

Bu sıra dışı Roma imparatoru hakkında anlatılan en sıra dışı hikâyelerin bir kısmına, onun döneminden çok sonra kaleme alınmış Historia Augusta’da rastlıyoruz.

Üstelik bu anlatılanlar hayli iddialı.

Çağdaşı tarihçi Herodian, Maximinus’u Trakyalı bir barbar olarak tasvir eder ve onun mütevazı kökenlerine vurgu yapar. Geleneksel anlatıya göre Maximinus, çobanlıktan askerliğe, askerlikten de imparatorluğa uzanan olağanüstü bir kariyere sahiptir.

Fakat kariyer basamaklarından çok, hakkında aktarılan söylenceler dikkat çekicidir.

Örneğin boyunun yaklaşık 2,4 metre olduğu iddia edilir.

Bir başka rivayete göre ise her gün bir Capitoline amphora’sı şarap tüketirdi. Bu da neredeyse 26 litre şaraba tekabül ediyor!

Historia Augusta, İmparator Maximinus Thrax’ın yalnızca içtiği şarabın miktarından söz etmekle de yetinmez. Aynı eserde, onun bir oturuşta yaklaşık 15 kilogram et yiyebildiği anlatılır.

Her gün litrelerce terlediği, devasa çizmeler giydiği ve güreşte onlarca kişiyi devirdiği de Maximinus hakkında aktarılan sıra dışı bilgiler arasındadır.

İnsanlara bu imparator hakkında yazılmış hikâyeleri anlattığınızda genellikle keyifleniyorlar.

Ancak Historia Augusta’nın oldukça spekülatif bilgiler içeren bir eser olduğunu söylediğiniz anda bütün büyü bozuluyor. Antik Çağ’ın bir nevi Shrek’i olarak hayal ettikleri Roma imparatoru bir anda gözlerinin önünden kayboluveriyor.

Çünkü Historia Augusta, Maximinus’un yaşadığı dönemden çok daha sonra kaleme alınmış bir imparator biyografileri koleksiyonudur. Eserde tarihsel bilgilerin yanı sıra dedikodulara, edebî süslemelere, güvenilirliği tartışmalı belgelere ve muhtemelen hayalî otoritelere de rastlanır.

*

Oysa hakkındaki abartılı ve spekülatif anlatıları bir kenara bıraksak bile Maximinus Thrax oldukça ilginç bir imparatordur.

Antik kaynakların onun iri cüssesine yaptığı vurgu bir yana, Maximinus’un günümüze ulaşan portreleri başka bir nedenle de dikkat çekicidir: Büstlerinde belirgin biçimde görülen frontal bossing, yani alın çıkıntısı.

Emanuele Armocida ve beraberindeki araştırmacılar, imparatorun portrelerinde görülen bazı fiziksel özelliklerin akromegaliyle ilişkili olabileceğini ileri sürmüşlerdir. Başka bir deyişle Maximinus’un, büyüme hormonunun aşırı salgılanmasıyla ilişkili bir rahatsızlığa sahip olmuş olabileceği düşünülmektedir. Bununla birlikte, yalnızca antik portrelerden hareketle kesin bir tıbbi teşhis koymanın mümkün olmadığını da unutmamak gerekir.

Çobanlık yaptığına dair anlatılar şüpheli olabilir; fakat askerlikten imparatorluğa yükseldiği bir gerçektir.

MS 235 yılında askerler İmparator Alexander Severus’u devirdiler ve yerine Maximinus Thrax’ı imparator ilan ettiler. Roma tarihinde askerlerin imparator belirlemesi bütünüyle yeni bir olgu değildi; ancak Maximinus’un iktidara gelişi, imparatorluğun siyasal yapısındaki dönüşümün en çarpıcı dönüm noktalarından biri oldu.

Onun tahta çıkışı, geleneksel olarak Üçüncü Yüzyıl Krizi’nin başlangıcı kabul edilen gelişmelerden biridir.

Bu kriz elbette başlı başına başka bir yazının konusu. İmparatorluğun siyasal istikrarsızlığını, askerî baskıları, para sistemindeki sorunları ve ekonomik dönüşümü ayrıca ele almak çok daha doğru olacaktır.

Maximinus ise bu çalkantılı ortamda imparatorluğun askerî gücünü yeniden tesis etmeye çalıştı.

İmparatorluğu boyunca Roma’ya hiç gitmedi. Başkente bir kez bile ayak basmadı.

Askerleriyle birlikte Germenlere karşı sefere çıktı ve imparatorluğu büyük ölçüde cephelerden yönetti. Bir Roma imparatorunun başkentten böylesine uzak kalması, senatoyla arasındaki gerilimi daha da belirgin hâle getiriyordu.

Nihayetinde Maximinus’un sonunu da onu iktidara taşıyan askerî düzen hazırladı.

MS 238’de, Aquileia kuşatması sırasında kendi askerleri tarafından öldürüldü. Onu imparator yapan askerler bu sefer hayatını elinden almıştı.

Maximinus hayatı boyunca imparator sıfatıyla Roma’ya ayak basamadı. Ancak kendisinin ve oğlunun kesik başları Roma’ya gönderildi.

Roma İmparatorluğu’nun “Çoban Sülü”sü…

Boyuyla, cüssesiyle, yediğiyle, içtiğiyle; gerçeğin, propagandanın ve antik dedikodunun birbirine karıştığı sıra dışı bir hayat hikâyesi.

HME

Kaynaklar

Armocida, Emanuele, et al. “Hereditary acromegalic gigantism in the family of Roman Emperor Maximinus Thrax.” Medical Hypotheses, vol. 136, 2020, p. 109525. ScienceDirect, https://doi.org/10.1016/j.mehy.2019.109525 .

Drinkwater, John Frederick. “Iulius Verus Maximinus, Gaius, Roman emperor, 235–238 CE.” Oxford Classical Dictionary / Oxford Research Encyclopedia of Classics. Oxford University Press, 7 March 2016. DOI: 10.1093/acrefore/9780199381135.013.3432.

Magie, David, trans. The Scriptores Historiae Augustae, Volume II: Caracalla, Geta, Opellius Macrinus, Diadumenianus, Elagabalus, Severus Alexander, The Two Maximini, The Three Gordians, Maximus and Balbinus. Loeb Classical Library. Cambridge, MA: Harvard University Press, 1924.

Herodian. (1969). History of the Empire (C. R. Whittaker, Trans.; Vol. 1). Harvard University Press.